Açıkçası, bu LGS meselesi benim için hep biraz uzaktan seyrettiğim bir konuydu. Kendi sınav dönemlerim oldu elbette, o stresleri, o heyecanları yaşadım ama sanki LGS, özellikle son birkaç yıldır gözlemlediğim kadarıyla, çok daha farklı bir boyuta taşındı. Geçenlerde bizim mahalledeki küçük Elif’in yüzündeki o yorgun ifadeyi görünce anladım ki, bu sadece bir sınav olmaktan çıkmış, bir neslin ortak kaygısı haline gelmiş.
Elif henüz 8. sınıfta ve omuzlarındaki yük inanılmaz. Sabah erken dershaneye, öğleden sonra okul, akşam eve gelince özel dersler ve bitmek bilmeyen denemeler… İşin garibi, Elif gibi yüz binlerce çocuk şu an aynı döngünün içinde. Bilemem, belki de ben abartıyorumdur ama bu kadar küçük yaşta bu denli yoğun bir yarışın içine girmek, bence çok da sağlıklı değil. Hele ki bugün, yani 3 Nisan 2026 itibarıyla sınavın üstünden iki aydan az bir süre kalmışken, atmosfer iyice gerginleşmiş durumda. Herkes son deneme sonuçlarını, kaç net yaptığını konuşuyor. Sanki bu netler, onların gelecekteki tüm hayatlarını belirleyecekmiş gibi…
Peki Ama LGS Tam Olarak Ne ve Neden Bu Kadar Önemli?
Lafı hiç uzatmadan anlatayım; LGS, yani Liselere Geçiş Sistemi, ortaokuldan mezun olan öğrencilerin nitelikli liselere yerleşmek için girdiği merkezi bir sınav. Bu sınavın sonucuna göre, Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Proje Okulları gibi gözde okullara yerleşebiliyorlar. Açıkçası, Türkiye’deki eğitim sisteminde lise seçimi, üniversiteye giden yolu büyük ölçüde belirliyor. Hatta birçok aile için, çocuklarının gelecekteki kariyer planlarını ve sosyal statülerini bile etkileyen kritik bir eşik olarak görülüyor.
Diyeceksiniz ki, ‘E Mimoza, iyi de her sınav önemli değil mi?’ Elbette önemli ama LGS’nin farkı, henüz 13-14 yaşındaki çocukların omuzlarına bu denli büyük bir sorumluluk yüklemesi. Üstelik bu sınav, sadece bilgi ölçmüyor; zaman yönetimi, stresle başa çıkma, hızlı ve doğru karar verme gibi birçok farklı beceriyi de aynı anda test ediyor. Gelin görün ki, bu yaş grubundaki çocukların psikolojileri bu baskıya ne kadar dayanıklı, orası tartışılır.
İşin ilginç tarafı, LGS sadece öğrencileri değil, aileleri de derinden etkiliyor. Anne babalar, çocuklarının iyi bir liseye girmesi için inanılmaz fedakarlıklar yapıyor. Dershaneler, özel dersler, kaynak kitaplar… Bunların hepsi ciddi bir maliyet demek. Bazı aileler için bu, bütçelerini zorlayan hatta alt üst eden bir durum haline gelebiliyor. Çocuklarının geleceği için ellerinden geleni yapmak istemeleri anlaşılır bir şey (ki bu gerçekten takdire şayan), ama bu durum, bazen çocukların üzerinde daha da büyük bir beklenti ve baskı yaratıyor.
LGS’nin Gölgesinde Kalmak: Farklı Bakış Açıları
Bence LGS’nin en büyük zorluklarından biri, her öğrencinin aynı fırsatlara sahip olmaması. Büyük şehirlerdeki öğrenciler dershanelere, özel hocalara kolayca erişebilirken, kırsal bölgelerdeki veya maddi imkanları kısıtlı öğrenciler bu olanaklardan mahrum kalabiliyor. Bu da aslında ‘fırsat eşitliği’ ilkesine gölge dü��ürüyor. Tabii ki devletin bu konuda çeşitli destekleri ve kursları var ama gelin görün ki, birebir ilgi ve kişiselleştirilmiş eğitim, maalesef her yerde aynı kalitede sunulamıyor.
Siz de fark ettiniz mi bilmiyorum ama bu sınav, ortaokul yıllarını sadece ders çalışmakla geçiren bir nesil yaratıyor gibi. Oyun oynamak, arkadaşlarıyla vakit geçirmek, hobiler edinmek yerine, hepsi LGS odaklı bir yaşama sürükleniyor. Bu, onların sosyal ve duygusal gelişimlerini nasıl etkiliyor, hiç düşündünüz mü? Açıkçası, bu durum beni gerçekten çok etkiliyor. Oysa ki bu yaşlar, keşfetme, eğlenme ve birey olma yolunda önemli adımlar atma zamanları. Belki de sadece ben böyle düşünüyorumdur, bilemem.
Umarım LGS, gençlerin geleceğine yön verirken, onların ruh sağlıklarını ve çocukluklarını da göz ardı etmeyen bir sistem haline gelir. Her çocuk, sadece sınav sonuçlarından ibaret değil, her biri ayrı bir dünya. Bu sürecin sonunda, tüm emeklerin karşılığını bulmasını ve çocukların hak ettikleri okullara yerleşmesini diliyorum. Ve en önemlisi, bu sınavın bir son değil, yeni başlangıçların kapısı olduğunu unutmamalarını… Sizin de bu konuda düşünceleriniz varsa yorumlarda paylaşmayı unutmayın. Umarım faydalı olmuştur…


