İçeriğe geç
mimozaa

Sitede ara

Yazı, kategori veya yazar arayın

Eski Bir Arkadaşı Anımsamak ve Bloga Dönüş: Yeniden Başlamak

Merhaba sevgili okuyucular, Uzun bir aradan sonra buradayım. Blog yazmayı özlediğimi fark ettim, ama daha da önemlisi, kelimelerle bir bağ kurmayı ne kadar özlediğimi. Hayat, beklenmedik yolları…

Eski Bir Arkadaşı Anımsamak ve Bloga Dönüş: Yeniden Başlamak

Merhaba sevgili okuyucular,
Uzun bir aradan sonra buradayım. Blog yazmayı özlediğimi fark ettim, ama daha da önemlisi, kelimelerle bir bağ kurmayı ne kadar özlediğimi. Hayat, beklenmedik yolları önümüze sererken, bazen bir nefes alıp durup geride neleri kaybettiğimize bakma şansı bulamıyoruz. İşte bu yazı, biraz da böyle bir duraklama anından geliyor.

Bugün eski bir dostu hatırlıyorum. Artık görüşmediğim, fakat yıllar boyu hayatımda önemli bir yeri olmuş birini. Belki siz de böyle birini tanıyorsunuzdur: Hayatın karmaşasında gözden kaçan ama bir zamanlar sohbetlerinizin sabahın ilk ışıklarına kadar sürdüğü birini. Onunla olan dostluğumuz, gün batımı gibi güzel ve etkileyiciydi ama zamanla gökyüzünde kaybolan yıldızlar gibi yavaşça silindi.

Hâlâ tam olarak neden bu kadar uzaklaştığımızı bilmiyorum. Hayatın temposu, farklılaşan yollar, belki de iletişimsizliğin getirdiği duvarlar... Hepimiz hayatımızın bir noktasında böyle şeylerle karşılaşmışızdır, değil mi? Ama en zor tarafı, o kişinin hala bir yerlerde olduğunu bilmek, onunla paylaşacak hikayelerinizin tükenmediğini hissetmek, fakat bir şekilde kelimelerin artık bir araya gelememesi.

Bu blog yazısı benim için bir tür özlemle yüzleşme ve belki de biraz da bağışlama. Kendimi bağışlama, onu bağışlama… Ve belki bir gün, bir şekilde, o dostu yeniden bulma umudu.

Ama bu yazıyı yazarken fark ediyorum ki blog yazmak da aslında bir dost gibi. Kelimeler beni asla terk etmiyor; istediğim her an dönüp onları bulabiliyorum. Bu sayfalara dökülmüş her cümle, geçmişten bir anı, bugünden bir his ve geleceğe dair bir umut taşıyor. Belki eski dostlarla fiziksel anlamda yollarımız ayrılıyor, ama hatıralarımızla onlara hep bağlı kalıyoruz. Aynı şekilde, yazılarla da hep kendi geçmişime, düşüncelerime ve hislerime bağlı kalıyorum.

Bugün buradan, eski dostumdan ve onun bana öğrettiklerinden ilham alarak tekrar başlamanın güzelliğine odaklanıyorum. Hayatta, bir şeye sıfırdan başlamak her zaman bir cesaret işidir, ama aynı zamanda bir iyileşme yolculuğudur.

Eğer siz de hayatınızda eksik hissettiğiniz bir dostluğun özlemini duyuyorsanız, belki bu yazı sizin için bir işaret olabilir. Bir mesaj gönderin, bir telefon edin, ya da en azından onun için güzel bir anı yazın. Ve unutmayın, hiçbir bağ tamamen kopmaz; kalbinizde hala bir yer tutuyorsa, bir gün yeniden filizlenebilir.

Sevgiyle,
Geri Dönen Blogger

Bu yazıyı paylaş

Bunları da sevebilirsiniz

Kafamdaki Sesler

Kaybolmuşum. Bir süre yolumu bulamadım. Bir süre daha bulacağımı sanmam. Yürüyorum ama yürümeyi bıraksam ne olacak ki? Zaman benimle durmayacak ya. Belki de bir an olsun yürümeyi bırakmamamın sebebi…

buseeey

Boşluk

Konuştuğum her insanda özellikle sevdiğim ya da sevdiğime inandığım, sevdiğimi sandığım değerli olduklarını düşündüğüm her insanda artık hiçbir şey hissetmiyorum. İçimi tamamen kaplayan bir su tanesi…

darkestoftimes

insanlar üzerine

insan değişik bir canlı, tanıdıkça keşfedilen ve bazen hiç keşfetmek istemediğimiz sırları

azrahavin

Yorumlar

Saygılı ve konuyla ilgili yorumlar yayınlanır.

İlk yorumu siz yazın.