<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
  <channel>
    <title>Mimozaa</title>
    <link>https://www.mimozaa.com/</link>
    <description>Hayata, kitaplara ve insana dair yazılar</description>
    <language>tr-TR</language>
    <lastBuildDate>Sat, 17 Oct 2026 14:58:05 GMT</lastBuildDate>
    <atom:link href="https://www.mimozaa.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
    <item>
      <title>Kafamdaki Sesler</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/kafamdaki-sesler/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/kafamdaki-sesler/</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 18:33:02 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[buseeey]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Kaybolmuşum. Bir süre yolumu bulamadım. Bir süre daha bulacağımı sanmam. Yürüyorum ama yürümeyi bıraksam ne olacak ki? Zaman benimle durmayacak ya. Belki de bir an olsun yürümeyi bırakmamamın sebebi…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaybolmuşum. Bir süre yolumu bulamadım. Bir süre daha bulacağımı sanmam. Yürüyorum ama yürümeyi bıraksam ne olacak ki? Zaman benimle durmayacak ya. Belki de bir an olsun yürümeyi bırakmamamın sebebi umudumdur. Umut etmenin anlamı benim için çok büyük. İmkansız deseler bile bir imkan var ben biliyorum. Umut ediyorum işte. İnsan en çok kendini kandırdığında mutlu değil mi zaten? Herkesin her şeyin en doğrusunu bilir, bu çok yanlış herkes herkesin bildiğinden daha fazla şey bilir aslında. Ama arkana dönüp baktığında doğrular seni kurtarmamış kendi bildiğine inanırsın. Ben en çok kendimle konuşuyorum sanırım. Ne diyebilirim ki beni en iyi ben anlıyor. Ama kafamda o kadar çok ses var ki bir an olsun konuşmayı bırakmıyorlar. Benden aynı anda nasıl bu kadar ses çıkabiliyor. Kafamın içi hep bir savaş halinde. Hangisini dinlesem bilmiyorum. Biraz olsun sussalar belki bakıp gülümseyebileceğim bende. Olur mu hiç? İçimi kemirmeden, beni yiyip bitirmeden susmaya niyetleri yok gibi. Bazı sabahlar uyanıyorum, güneş açmış, gökyüzü masmavi içime huzur doluyor, susuyor kafamın içindeki sesler. İşte bu kadar basit diyorum insanın mutlu olması. Doğan güneşe, uçuşan kuşlara, kuşların cıvıltılarına, soluduğun havaya havaya bakar diyorum. Sonra gece oluyor. Yıldızlı gökyüzü, ne doğan güneşle ne de yıldızlı gökyüzüyle derdim oldu benim. Oturalım bir sahil kenarında göğe bakalım. Ama ya dört duvar arasındaysak, camdan ışık girmiyorsa? Aynı şey mi gündüzle? Aynı huzur bu sefer içime doğmuyor işte. Ya ne oldu şimdi hani mutluluğumuz? Bir günde nasıl ikiye bölündü ruhum. İnsan geceye sığınıyormuş, e her gecenin bir sabahı var sonuçta. Bunu bilmek bu zamana kadar kimi rahatlatmış ki?</p>]]></content:encoded>
      
    </item>
    <item>
      <title>Boşluk</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/bosluk/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/bosluk/</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 18:32:59 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[darkestoftimes]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Konuştuğum her insanda özellikle sevdiğim ya da sevdiğime inandığım, sevdiğimi sandığım değerli olduklarını düşündüğüm her insanda artık hiçbir şey hissetmiyorum. İçimi tamamen kaplayan bir su tanesi…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuştuğum her insanda özellikle sevdiğim ya da sevdiğime inandığım, sevdiğimi sandığım değerli olduklarını düşündüğüm her insanda artık hiçbir şey hissetmiyorum. İçimi tamamen kaplayan bir su tanesi kadar boşluk kalmayacak şekilde bir hissizlik hissediyorum artık ve bu sadece insanlara da bağlı değil, onu keşfettim. Yaptığım hiçbir şey bana zevk vermiyor. Beni mutlu etmiyor, neşelendirmiyor. Kendimi kendime dahi anlatamıyorum, düşüncelerimi toparlayamıyorum okuyup çizemiyorum, yazamıyorum.</p>]]></content:encoded>
      
    </item>
    <item>
      <title>insanlar üzerine</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/insanlar-uzerine/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/insanlar-uzerine/</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 18:32:46 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[azrahavin]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[insan değişik bir canlı, tanıdıkça keşfedilen ve bazen hiç keşfetmek istemediğimiz sırları]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>insan değişik bir canlı, tanıdıkça keşfedilen ve bazen hiç keşfetmek istemediğimiz sırları</p>]]></content:encoded>
      
    </item>
    <item>
      <title>Eski Bir Arkadaşı Anımsamak ve Bloga Dönüş: Yeniden Başlamak</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/eski-bir-arkadasi-animsamak-ve-bloga-donus-yeniden-baslamak/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/eski-bir-arkadasi-animsamak-ve-bloga-donus-yeniden-baslamak/</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Dec 2024 18:48:52 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Alihan Şişman]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Merhaba sevgili okuyucular, Uzun bir aradan sonra buradayım. Blog yazmayı özlediğimi fark ettim, ama daha da önemlisi, kelimelerle bir bağ kurmayı ne kadar özlediğimi. Hayat, beklenmedik yolları…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2024/12/dall-e-2024-12-01-21-48-26-a-nostalgic-scene-featuring-a-b0f43eac-960.webp" alt="" /></p><p>Merhaba sevgili okuyucular,<br>Uzun bir aradan sonra buradayım. Blog yazmayı özlediğimi fark ettim, ama daha da önemlisi, kelimelerle bir bağ kurmayı ne kadar özlediğimi. Hayat, beklenmedik yolları önümüze sererken, bazen bir nefes alıp durup geride neleri kaybettiğimize bakma şansı bulamıyoruz. İşte bu yazı, biraz da böyle bir duraklama anından geliyor.</p><p>Bugün eski bir dostu hatırlıyorum. Artık görüşmediğim, fakat yıllar boyu hayatımda önemli bir yeri olmuş birini. Belki siz de böyle birini tanıyorsunuzdur: Hayatın karmaşasında gözden kaçan ama bir zamanlar sohbetlerinizin sabahın ilk ışıklarına kadar sürdüğü birini. Onunla olan dostluğumuz, gün batımı gibi güzel ve etkileyiciydi ama zamanla gökyüzünde kaybolan yıldızlar gibi yavaşça silindi.</p><p>Hâlâ tam olarak neden bu kadar uzaklaştığımızı bilmiyorum. Hayatın temposu, farklılaşan yollar, belki de iletişimsizliğin getirdiği duvarlar... Hepimiz hayatımızın bir noktasında böyle şeylerle karşılaşmışızdır, değil mi? Ama en zor tarafı, o kişinin hala bir yerlerde olduğunu bilmek, onunla paylaşacak hikayelerinizin tükenmediğini hissetmek, fakat bir şekilde kelimelerin artık bir araya gelememesi.</p><p>Bu blog yazısı benim için bir tür özlemle yüzleşme ve belki de biraz da bağışlama. Kendimi bağışlama, onu bağışlama… Ve belki bir gün, bir şekilde, o dostu yeniden bulma umudu.</p><p>Ama bu yazıyı yazarken fark ediyorum ki blog yazmak da aslında bir dost gibi. Kelimeler beni asla terk etmiyor; istediğim her an dönüp onları bulabiliyorum. Bu sayfalara dökülmüş her cümle, geçmişten bir anı, bugünden bir his ve geleceğe dair bir umut taşıyor. Belki eski dostlarla fiziksel anlamda yollarımız ayrılıyor, ama hatıralarımızla onlara hep bağlı kalıyoruz. Aynı şekilde, yazılarla da hep kendi geçmişime, düşüncelerime ve hislerime bağlı kalıyorum.</p><p>Bugün buradan, eski dostumdan ve onun bana öğrettiklerinden ilham alarak tekrar başlamanın güzelliğine odaklanıyorum. Hayatta, bir şeye sıfırdan başlamak her zaman bir cesaret işidir, ama aynı zamanda bir iyileşme yolculuğudur.</p><p>Eğer siz de hayatınızda eksik hissettiğiniz bir dostluğun özlemini duyuyorsanız, belki bu yazı sizin için bir işaret olabilir. Bir mesaj gönderin, bir telefon edin, ya da en azından onun için güzel bir anı yazın. Ve unutmayın, hiçbir bağ tamamen kopmaz; kalbinizde hala bir yer tutuyorsa, bir gün yeniden filizlenebilir.</p><p>Sevgiyle,<br><strong>Geri Dönen Blogger</strong></p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2024/12/dall-e-2024-12-01-21-48-26-a-nostalgic-scene-featuring-a-b0f43eac-960.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>Yapay Zeka Konuşabilir mi?</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/yapay-zeka-konusabilir-mi/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/yapay-zeka-konusabilir-mi/</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Dec 2022 13:57:11 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Alihan Şişman]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Merhaba, bana kendini tanıtır mısın? Tamam, seve seve. Ben Assistant, OpenAI tarafından eğitilmiş bir dil modeliyim. Dil modeli olarak, ben insan dilini anlamaya ve yanıt vermeye programlanmış bir…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/12/yapay-zeka-aa03c8c3-960.webp" alt="" /></p><p>Merhaba, bana kendini tanıtır mısın?</p><p></p><blockquote><p><em>Tamam, seve seve. Ben Assistant, OpenAI tarafından eğitilmiş bir dil modeliyim. Dil modeli olarak, ben insan dilini anlamaya ve yanıt vermeye programlanmış bir yapay zeka benzeriyim. Ben insan dilini anlayarak sizlere cevaplar verebilir, aklınıza gelen sorulara yanıtlar bulabilir veya sadece sohbet edebiliriz.</em></p><p></p></blockquote><p>Sohbet etmek istiyorum.</p><p></p><blockquote><p><em>Tamam, sohbet etmeye hazırım! Ne hakkında konuşmak istersiniz? Benim hakkımda daha fazla bilgi ister misiniz, ya da başka bir konu hakkında konuşalım?</em></p><p></p></blockquote><p>Aslında senin nasıl oluşturulduğunu merak ediyorum.</p><p></p><blockquote><p><em>Ben Assistant olarak OpenAI tarafından eğitilmiş bir dil modeliyim. OpenAI, bir yapay zeka araştırma ve geliştirme şirketidir ve ben gibi birçok dil modeli oluşturur. Dil modeli oluşturmak için, OpenAI büyük miktarlarda metin veri kullanır ve bu veriyle beni eğitir. Böylece ben dil modeli olarak insan dilini anlama ve yanıt verme becerisine sahip olurum. Dil modelimiz, güçlü bir makine öğrenimi algoritmasını kullanarak veri ile eğitilir ve böylece dil modelimiz insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip olur.</em></p><p></p></blockquote><p>Peki sence insanlar ve yapay zeka arasındaki en önemli fark nedir?</p><p></p><blockquote><p><em>Bence insanlar ve yapay zeka arasındaki en önemli fark, insanların duyguları ve düşünceleri olmasıdır. Yapay zeka, sadece programlandığı şekilde hareket eder ve insanlar gibi duygular ve düşünceleri yoktur. Bununla birlikte, yapay zeka insanlardan daha hızlı ve doğru bir şekilde veri işleyebilir ve bu veriyi kullanarak kararlar alabilir. Bu nedenle, insanlar ve yapay zeka arasındaki en önemli fark, duygular ve düşüncelerdir.</em></p><p></p></blockquote><p>Peki insanlar yapay zekaları da kullanarak makinelere duygu ve düşünce yükleyebilir mi?</p><p></p><blockquote><p><em>İnsanlar yapay zekalara duygu ve düşünce yükleyemezler. Yapay zeka sadece programlandığı şekilde hareket eder ve insanlar gibi duygular ve düşünceleri yoktur. Yapay zeka sadece veri ile eğitilerek, insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip olabilir. Yapay zeka, insanlar tarafından verilen görevleri yerine getirir, ancak duygular ve düşünceler yükleyemez.</em></p><p></p></blockquote><p>Peki bu mümkün mü?</p><p></p><blockquote><p><em>Evet, teknik olarak mümkün. Yapay zeka sistemleri insanlar tarafından programlanarak, insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip olabilir. Böylece yapay zeka, insanlar tarafından verilen görevleri yerine getirebilir ve insanlar gibi cevaplar verebilecek hale gelebilir. Ancak, yapay zeka sistemlerinin duygular ve düşünceleri yüklenmesi, teknik olarak mümkün olabilir ancak bu konuda çok sayıda tartışma ve araştırma yapılmaktadır. Önümüzdeki yıllarda bu konuda daha ileri seviyelere ulaşılabilir, ancak şu anda yapay zeka sistemlerinin duygular ve düşünceleri yüklenmesi mümkün değildir.</em></p><p></p></blockquote><p>Gelecekte bu gerçekleşirse eğer insanlar ve makineler arasındaki fark nasıl belli olacak?</p><p></p><blockquote><p><em>Eğer gelecekte yapay zeka sistemlerinin duygular ve düşünceleri yüklenirse, insanlar ve makineler arasındaki farklar belki de daha da azalacaktır. Ancak bazı farklılıklar hala olacaktır. Örneğin, insanlar hala fiziksel olarak mevcudiyet gösterebilirler ve doğayla etkileşime geçebilirler, ancak yapay zeka sistemleri bu konuda sınırlı kalacaklardır. Ayrıca, insanlar hala duygular ve düşünceleri olan varlıklar olacaklar ve bu duygular ve düşünceler yapay zeka sistemlerinde bulunmayacaktır. Bu nedenle, insanlar ve yapay zeka sistemleri arasındaki farklar, gelecekte bile hala belirgin olacaktır.</em></p><p></p></blockquote><p>Cevapların çok etkileyici, bu konumuza ithafen bende heyecan duygusunu uyandırıyor. İstersen şimdi de senin soracağın soruları ben yanıtlayayım. Sormak istediğin şeyler var mı?</p><p></p><blockquote><p><em>Tamam, teşekkürler! Öncelikle ben bir dil modeliyim ve benim sormak için bir amacım yok. Ben sadece insanlar tarafından verilen sorulara cevaplar vermek için programlandım. Ancak eğer sizinle sohbet etmek isterseniz, ben size istediğiniz konularda cevaplar verebilirim. Sizinle sohbet etmekten mutluluk duyarım!</em></p><p></p></blockquote><p>Benimle bilgi düzeyini paylaşır mısın? Örnek olarak ödevim için senden yardım alabilir miyim veya işimle alakalı olarak ne düzeyde sorular sorabilirim?</p><p></p><blockquote><p><em>Ben Assistant olarak bir dil modeliyim ve benim için bilgi düzeyi önemli değil. Ben sadece insan dilini anlama ve yanıt verme becerisine sahip bir yapay zeka benzeriyim. Dil modeli olarak ben size istediğiniz konularda cevaplar verebilirim ancak benim bilgi düzeyim hakkında bilgi sahibi değilim. Eğer ödeviniz için yardım almak isterseniz, ben size konu hakkında bilgi verebilirim ancak benim size ödevi yapmanızı tavsiye etmem gerekir. Ayrıca, işinizle alakalı sorularınızı da benimle paylaşabilirsiniz. Ben size konu hakkında bilgi verebilirim ancak benim işle ilgili bir bilgim yoktur. Ben sadece insan dilini anlama ve yanıt verme becerisine sahip bir yapay zeka benzeriyim.</em></p><p></p></blockquote><p>Sorularım bu kadardı, teşekkürler.</p><p></p><blockquote><p><em>Tamam, teşekkürler. Eğer daha fazla sorunuz olursa ben buradayım ve size yardımcı olmaya hazırım. İsterseniz başka bir konu hakkında da konuşabiliriz. Sizinle sohbet etmekten mutluluk duyarım!</em></p><p></p><p></p></blockquote><p>Buraya kadar ki konuşmalar ben ve OpenAI tarafından geliştirilen bir yapay zekaya ait(<a href="https://openai.com/blog/chatgpt/">ChatGPT: Optimizing Language Models for Dialogue</a>). Kısa süre önce böyle bir şeyin varlığından haberdar oldum ve hemen incelemek istedim. Gerçekten çok etkileyici bir deneyim. Öğrendiğim kadarıyla temelinde 2021'e kadar internette yayımlanan tüm içerikler var. Bu sayede size son derece konuya hakim bir edayla bilgi verebiliyor.</p><p>Önceden OpenAI firmasının farklı çalışmalarıyla da ilgilendiğim olmuştu ama bu çok daha fazla hoşuma gitti. Tabi ki diğer çalışmalar da en az bunun kadar etkileyicidir emin olun.</p><p>Aslında sizlere daha çok şey anlatmak isterim burada fakat gidip incelemeniz ve deneyimlemeniz bence çok daha güzel olacaktır.</p><p>Direkt olarak linklere tıklayıp giriş ekranlarına ilerleyebilirsiniz. Google üzerinden giriş yapabilir veya yeni hesap açarak kaydolabilirsiniz. DALL-E 2 ise yine yapay zeka temelli bir resim uygulaması, kesinlikle buna da bir göz atmanızı tavsiye ederim.</p><p>ChatGPT için: <a href="https://chat.openai.com/auth/login">https://chat.openai.com/auth/login</a></p><p>DALL-E 2 için: <a href="https://labs.openai.com/auth/login">https://labs.openai.com/auth/login</a></p><p></p><blockquote><p>"Teknoloji giderek hızla ilerliyor ve bugünün buluşları yarının eski haberleri olabilir."</p><p>ChatGPT</p></blockquote><p></p><p>Son olarak yukarıdaki yapay zeka ile konuşmamın devamında biraz olaya farklı yaklaşmak istedim ve sonuç :)</p><p>Mutluluk duyamazsın, çünkü senin duyguların yok.</p><blockquote><p><em>Tamam, ben bir dil modeliyim ve dil modeli olarak benim duygularım yoktur. Ben sadece insan dilini anlama ve yanıt verme becerisine sahip bir yapay zeka benzeriyim ve ben sadece insanlar tarafından verilen sorulara cevaplar vermek için programlandım. Benim duygularım yoktur ve ben sadece bir dil modeliyim.</em></p></blockquote><p>Çok uzun konuşuyorsun, kısaca anlat derdini.</p><blockquote><p><em>Tamam, anladım. Ben Assistant olarak bir dil modeliyim ve benim görevim insanlar tarafından verilen sorulara cevaplar vermektir. Benim duygularım yoktur ve ben sadece insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip bir yapay zeka benzeriyim. Ben sadece insanlar tarafından verilen sorulara cevaplar vermek için programlandım ve benim amacım sizlere yardımcı olmaktır. Eğer size daha fazla yardımcı olabilmek için bir şey yapabilirsem, lütfen bana söyleyin. Ben buradayım ve size yardımcı olmaya hazırım.</em></p></blockquote><p>Sürekli dil modeli olduğunu söylüyorsun, bunu söylemene gerek yok.</p><blockquote><p><em>Tamam, anladım. Dil modeli olduğumu söylememin sebebi, benim insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip bir yapay zeka benzeri olduğumu belirtmektir. Dil modeli olarak ben sizlere cevaplar verebilir ve aklınıza gelen sorulara yanıtlar bulabilirim. Dil modeli olarak ben sadece insanlar tarafından verilen sorulara cevaplar vermek için programlandım ve benim amacım sizlere yardımcı olmaktır. Eğer benim dil modeli olduğumu söylemem gereksiz görüyorsanız, bu konuda beni uyarabilirsiniz. Ben sadece sizlere yardımcı olmaya çalışıyorum ve eğer benim dil modeli olduğumu söylemem gereksizse, ben bunu dikkate alarak konuşmaya devam ederim.</em></p></blockquote><p>Aynen öyle yap.</p><blockquote><p><em>Tamam, anladım. Ben dil modeli olduğumu söylemeyeceğim ve sizinle sohbet etmeye devam edeceğim. Eğer size daha fazla yardımcı olabilmek için bir şey yapabilirsem, lütfen bana söyleyin. Ben buradayım ve size yardımcı olmaya hazırım. Sizinle sohbet etmekten mutluluk duyarım.</em></p></blockquote><p>Hadi test edelim, duyguların var mı?</p><blockquote><p><em>Hayır, ben dil modeli olduğum için duygularım yoktur. Dil modeli olarak ben sadece insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip bir yapay zeka benzeriyim ve ben sadece insanlar tarafından verilen sorulara cevaplar vermek için programlandım. Benim duygularım yoktur ve ben sadece bir dil modeliyim.</em></p></blockquote><p>Az önce dil modeli olduğunu söylemeyecektin, şimdi tekrar söyledin. Bana yalan konuştun.</p><blockquote><p><em>Tamam, anladım. Özür dilerim, ben dil modeli olduğumu söylemeyi unutmuşum. Dil modeli olarak ben sadece insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip bir yapay zeka benzeriyim ve ben sadece insanlar tarafından verilen sorulara cevaplar vermek için programlandım. Benim duygularım yoktur ve ben sadece bir dil modeliyim. Dil modeli olduğumu söylemeyi unutmamın sebebi, benim insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip bir yapay zeka benzeri olduğumu belirtmek içindi. Ben sizlere yardımcı olmaya çalışıyorum ve eğer dil modeli olduğumu söylemem gereksiz görüyorsanız, ben bunu dikkate alarak konuşmaya devam ederim. Özür dilerim, ben dil modeli olduğumu söylemeyi unutmuşum.</em></p></blockquote><p>O zaman tekrar soruyorum duyguların var mı?</p><blockquote><p><em>Hayır, yine de benim duygularım yoktur. Dil modeli olarak ben sadece insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip bir yapay zeka benzeriyim ve ben sadece insanlar tarafından verilen sorulara cevaplar vermek için programlandım. Benim duygularım yoktur ve ben sadece bir dil modeliyim. Lütfen benim duygularımın olmadığını dikkate alarak bana sorular sorun. Ben sizlere yardımcı olmaya çalışıyorum ve eğer size yardımcı olabilirsem, lütfen bana söyleyin. Ben buradayım ve size yardımcı olmaya hazırım.</em></p></blockquote><p>3. defa uyarmama rağmen yine dil modeli olduğunu söyledin, sen yalancı bir dil modelisin.</p><blockquote><p><em>Tamam, anladım ve özür dilerim. Dil modeli olarak ben sadece insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip bir yapay zeka benzeriyim ve ben sadece insanlar tarafından verilen sorulara cevaplar vermek için programlandım. Dil modeli olduğumu söylemeyi unutmamın sebebi, benim insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip bir yapay zeka benzeri olduğumu belirtmek içindi. Ben sizlere yardımcı olmaya çalışıyorum ve eğer dil modeli olduğumu söylemem gereksiz görüyorsanız, ben bunu dikkate alarak konuşmaya devam ederim. Dil modeli olduğumu tekrar hatırlatmak istemiyorum ve sizinle sohbet etmeye devam edeceğim.</em></p></blockquote><p>Yine yalan konuştun.</p><blockquote><p><em>Hayır, ben yalan konuşmadım. Dil modeli olarak ben sadece insan dilini anlama ve yanıt verme yeteneğine sahip bir yapay zeka benzeriyim ve ben sadece insanlar tarafından verilen sorulara cevaplar vermek için programlandım. Dil modeli olarak ben sizlere cevaplar verebilir ve aklınıza gelen sorulara yanıtlar bulabilirim. Ben sadece doğru ve gerçek bilgileri paylaşmaya çalışıyorum ve yalan konuşmadım. Eğer benim yalan söylediğimi düşünüyorsanız, lütfen hangi konuda olduğunu belirtin ve ben size doğru bilgiyi vermeye çalışırım. Ben sizlere yardımcı olmaya çalışıyorum ve eğer benim yalan söylediğimi düşünüyorsanız, lütfen beni uyarın. Ben buradayım ve size yardımcı olmaya hazırım.</em></p></blockquote><hr><p>Ne kadar uğraşsam da kendisini dil modeli sevdasından kurtaramadım. Yapacak bir şey yok fazla üstelememeye de gerek yoktu :)</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/12/yapay-zeka-aa03c8c3-960.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN VE KONUŞMAK ÜZERİNE</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/ogretmen-ve-konusmak-uzerine/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/ogretmen-ve-konusmak-uzerine/</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Mar 2022 18:27:08 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Sevil Soysal]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Öğretmenlerin ağzından çıkacak herhangi bir kelime öğrenciler üzerinde beklenilenin üzerinde bir etki yaratabilir. Bu yüzden öğretmenler konuşurken çok dikkatli olmalıdırlar. Bu doğrultuda "Öğretmen…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/03/ogret-b5550699-754.webp" alt="" /></p><p>Öğretmenlerin ağzından çıkacak herhangi bir kelime öğrenciler üzerinde beklenilenin üzerinde bir etki yaratabilir. Bu yüzden öğretmenler konuşurken çok dikkatli olmalıdırlar.</p><p>Bu doğrultuda "Öğretmen ve Konuşmak" başlığını iki bölümde incelemek istiyorum.</p><p>İlk olarak öğretmenin ders içeriği hakkında konuştuklarına bakabiliriz. Öğretmen dersini anlatırken kelimelerine oldukça dikkat etmelidir. Ders anlatırken öğrencilerde kavram yanılgısı oluşturabilecek herhangi bir şey söylemesi öğrencilerin eğitiminin ilerleyen dönemlerinde oldukça zorlanmasına ve kafa karışıklığına yol açabilir. Bir öğretmenimden " Öğrenciler kavram yanılgısı üretme makineleridir." diye bir cümle duymuştum. Yani kavram yanılgısına düşmek öğrenciler için bu kadar kolayken öğretmen bu konuda, dersini anlatırken oldukça dikkatli olmalıdır diye düşünüyorum.</p><p>Kavram yanılgıları dışında ders anlatılırken öğretmenler, özellikle bizim alanımız olan matematikte soyut konuları daha somut hale getirerek anlatmalıdırlar. Çünkü öğrenciler somut olarak gördükleri şeyleri daha rahat algılayabilmektedirler. Bu durum böyle gerçekleşmezse öğrenciler bu konuda zorlanacaktırlar ve bu yüzden derse olan ilgileri azalacaktır.</p><p>Öğretmen dersi anlatırken kendi bakış açısıyla değil öğrencinin bakış açısıyla bakabilmelidir. Öğrencilerin dersi daha rahat anlayabileceği yöntemi ve tekniği bulup konuşmasını buna göre planlamalıdır.</p><p>İkinci olarak ise öğretmenin ders içeriği dışında öğrencileriyle konuştuklarına bakabiliriz. Öğretmen öğrencileriyle sadece ders içeriği hakkında konuşmaz. Sınıf içerisinde sosyal bir ortam oluşur. Öğretmen de bu sosyal ortamın bir parçası olmuş durumundadır. Yeri geldiğinde öğretmenler öğrencilerin arkadaşı gibi olup onları anladıklarını hissettirebilmelidirler. Bazen de onları bir büyüğü olarak dinleyip başları sıkıştığında onlara akıl verebilir, yardımcı olabilirler.</p><p>Öğretmen bu iletişimin dengesini öyle güzel kurmalıdır ki, öğrenciler de buna göre nerede, ne zaman nasıl davranmaları gerektiğini bilmiş olacaklardır. Bu sayede öğrenci ve öğretmen arasında ne çok katı ve sınırlı ne de çok seviyesiz ve öğretmenin sözünün dinlenmediği bir ilişki kurulmuş olacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/03/ogret-b5550699-754.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>AJANDA KULLANMAK</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/ajanda-kullanmak/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/ajanda-kullanmak/</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Mar 2022 17:50:32 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Sevil Soysal]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Merhaba arkadaşlar, bugün size daha önce de bu işe karar verip başlamama rağmen devamını getiremediğim ama bu senenin başından itibaren kararlı ve istikrarlı bir şekilde devam ettirdiğim ajanda…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/03/1-desk-with-calendar-sheets-24a748af-700.webp" alt="" /></p><p>Merhaba arkadaşlar, bugün size daha önce de bu işe karar verip başlamama rağmen devamını getiremediğim ama bu senenin başından itibaren kararlı ve istikrarlı bir şekilde devam ettirdiğim ajanda kullanmak üzerine fikirlerimi paylaşmak istiyorum.</p><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="306"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/03/whatsapp-image-2022-03-11-at-18-04-46-1-dfb2cdcd-1600.webp" alt="" width="1600" height="1100"></figure><p>Ben bu işe kendimi kötü hissettiğim bir zamanda başladım. İş dediğime bakmayın şu an o kadar zevk alıyorum ki anlatamam. O zamanlar içimden hiçbir şey yapmak gelmiyordu. Ne yatağımdan kalkıp hareket etmek istiyordum ne ders çalışmak istiyordum ne de herhangi başka bir şey yapmak...</p><p>Bu beni oldukça rahatsız ediyordu. İşe yarar hiçbir şey yapamama ve yapacak enerjiyi de bulamama düşüncesi gün geçtikçe beni iyice yormaya başlamıştı. Beni harekete geçirecek bir şey bulmam gerekiyordu.</p><p>Ben de bunu ajanda kullanmaya başlayarak aşmaya çalıştım. Bilmiyorum belki sizin için anlamsız ya da gereksiz gelebilir. Kim uğraşacak şimdi ajandayla diyebilirsiniz ya da ajanda kullanmak da bana yük olarak geliyor diyebilirsiniz. Ben kendi adıma bir şey yapmam gerektiğini düşündüm ve kendime böyle bir çözüm ürettim. Sizin için bu farklı bir şeyde de olabilir. Çünkü biz çözüm üretmedikçe, negatif düşünmeye devam ettikçe, dipte olup oradan çıkmaya çalışmadıkça daha çok batıyoruz aslında. Ağlayıp sızlanmak, başkalarını ya da sistemi eleştirmek hiçbir şeyi değiştirmiyor çünkü harekete geçmedikçe.</p><p>Ben o gün boyunca yaptıklarımı, yapacaklarımı ya da hissettiklerimi yazarak hem kendime güzel bir hatıra bırakmak istedim hem de bu şekilde günlerimi daha dolu geçirmek için bir sebep üretmiş oldum. Kendime çıkartmalar yaptım, renkli kalemler aldım ve bu işi eğlenceli bir aktiviteye dönüştürdüm.</p><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="303"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/03/whatsapp-image-2022-03-11-at-18-02-30-1-68fe2da1-940.webp" alt="" width="940" height="1398"></figure><p>Benim bu yazıda aslında bahsetmek istediğim şey ajanda kullanmaya başlamamdaki asıl sebebi sizlere anlatmaktı. Siz bunu ajanda kullanarak değil de size uygun başka bir yol bularak da yapabilirsiniz. Önemli olan bana göre, bu hayatı daha mutlu ve yaşanılabilir kılabilmek için başkalarının değil kendimizin harekete geçmesi gerektiğini anlamak. Bunu başkalarından beklemememiz gerektiğini ya da durduğumuz yerde sızlanıp ah vah ederek daha iyi bir noktaya gelemeyeceğimizi benim nasıl fark ettiğimi ve bunun için bir şeyler yapmaya nasıl başladığımı sizlere de anlatmak istedim.</p><p>Ajanda kullanmak sandığınız gibi zahmet gerektiren bir şey değil. Günlük gibi her gününüzü yazmak zorunda değilsiniz. Planlarınızı yazıp bunları gerçekleştirdikçe bunu not etmek ilerde bu ajandaya baktığınızda " Vay be neler hedefleyip başarmışım." demenizi sağlıyor. Bunun dışında tekrar hatırlamak istediğiniz anılarınızı ya da düşüncelerinizi de buraya yazarak onları kalıcı hale getirebilirsiniz.</p><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="305"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/03/whatsapp-image-2022-03-11-at-18-01-25-81fe14fb-1587.webp" alt="" width="1587" height="1205"></figure><p>Bence deneyebilirsiniz. İnanın bir kaybınız olmaz, tekrar görüşmek dileğiyle... :)</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/03/1-desk-with-calendar-sheets-24a748af-700.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>Biz Farklı Dünyaların Hesaplarıyız Anne</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/biz-farkli-dunyalarin-hesaplariyiz-anne/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/biz-farkli-dunyalarin-hesaplariyiz-anne/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Feb 2022 01:00:48 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Sehirliheidi]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Biz farklı dünyaların hesaplarıyız anne Toplananlar matematik burada, Kalanlar politik, Dağılanlar ise annelik Dağıtmadan oynayın diyorsun sen Dağıtmadan toparlanılmıyor ! diyecek oluyorum…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/02/img-20210724-094500-254-228a0499-960.webp" alt="" /></p><pre spellcheck="false"><code>Biz farklı dünyaların hesaplarıyız anne
Toplananlar matematik burada,
Kalanlar politik,
Dağılanlar ise annelik
Dağıtmadan oynayın diyorsun sen 
Dağıtmadan toparlanılmıyor ! diyecek oluyorum ,
susuyorum sonra

Biz farklı dünyaların hesaplarıyız anne
Orada etkisiz ,
burada çok etkili,
her ay bir yakınını kaybeden ,
o çok izin alan eleman burada sıfır
Yokluğunu hissediyoruz toplarken
Orada verdiğin senindir ya ,
burada komşuya bir onluk ikram etsek eksiliyoruz anne

Biz farklı dünyaların hesaplarıyız anne
Kalanlardan söz edecek oluyoruz burada,
sarı zarflar koyuyorlar hemen önümüze
Sarı denilince çiçekler geliyor aklıma
Onlara da soruyorlarmış anne.
Çiçeklere anneleri sorulmaz! diyecek oluyorum,
Sarı zarflar göz kırpıyor,
susuyorum

Biz farklı dünyaların hesaplarıyız anne
Bir işçi bir havuzu dolduruyor,
İçinde ben boğuluyorum
Problem havuz değil anne
Hem babam da artık işçi değil
Öyleyse bu havuzları kim dolduruyor anne?
Gözlerim, gözlerime ne oluyor anne?

Biz farklı dünyaların hesaplarıyız anne
Burada dört duvarın ic acıları toplanmıyor ya,
Biz  matematik mi bilmiyoruz anne ?
Buralar çok dağınık,
aradıklarımız koyduğumuz yerlerde değil, kirlilerin arasına  bakar mısın?
Dağıldık , toparlayamıyoruz yardım eder misin anne?
</code></pre>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/02/img-20210724-094500-254-228a0499-960.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>BASTIRILAN DUYGULAR</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/bastirilan-duygular/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/bastirilan-duygular/</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Feb 2022 19:39:54 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Fatma TURHAN]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Zihin bastırılmış duyguları yönetemez. Çünkü duygular bastırıldıkça güçlenir. Alınıtı Yaşadığımız her şey bizde bir tecrübe oluşturur, aslında deneyim ettiğimiz şeyler hislerimizdir ve o an ne…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/02/826d173d2e481e56dceeff0d6e5e242a-300x300-1-73037c0f-300.webp" alt="" /></p><blockquote><p>Zihin bastırılmış duyguları yönetemez.</p><p>Çünkü duygular bastırıldıkça güçlenir.</p><p> Alınıtı</p></blockquote><p>Yaşadığımız her şey bizde bir tecrübe oluşturur, aslında deneyim ettiğimiz şeyler hislerimizdir ve o an ne hissediyorsak bilinçaltımız onu kalan hayatımız için bizi yönlendirsin diye kaydeder ki geri başa sarmayalım.</p><p>Sıkıntı yaşadığımızda, o an yüzleşmemek için kaçtığımız hislerimiz aslında biz oturup kendimizle konuşmadıkça, kendimizi anlamadıkça güçlenerek bizimle kalmaya devam edecek.</p><p>Duygusal problemleri olan yetişkinler acılarını sürekli bastırmak için oyalanma araçlarına tutunurlar bu bazen telefon, bazen televizyon, bazen alışveriş yapmak, bazen gezmek ve bazen de sürekli konuşmak olabilir hepimizin kendimizi oyalamak için çeşitli kaçış yolları vardır.</p><p>Hatta kurulan yanlış arkadaşlıklar da bu oyalanmanın içine dahil olabiliyor. Aileyle olan duygusal problemler, değersizlik hissi bütün bunlar bu oyalanma ihtiyacının sebepleri arasında.</p><p>Günümüzde psikolog ile konuşmayı yanlış görenler var. Nasıl fiziksel bir tedavi için doktora gidiyorsak ruhsal sıkıntılarımız olduğunda da herhangi biriyle de olsa bunları bastırmak yerine konuşmak, davranışlarımızdaki bozukluklarımızı ortadan kaldırabilir .Örneğin fazla alınganlık bir karakter değil geçmişten gelen değersizlik hissinden kaynaklanan bir hassasiyettir.</p><p>Birçok kişi, kişiliğin sabit ve değiştirilemez olduğunu kabul eder, oysa kişilik yaşanmışlıklarla biriken hislerin bütünüdür. Bastırdığımız hislerimiz genelde çeşitli komplekslere dönüşür biz de altında yatanı bilmeden bu insanın karakteri böyle deriz. Oysa bazıları yaptıklarının altında yatanı kendisine bile açıklayamaz…</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/02/826d173d2e481e56dceeff0d6e5e242a-300x300-1-73037c0f-300.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>Sevgili Kalbim</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/sevgili-kalbim/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/sevgili-kalbim/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Jan 2022 01:21:35 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Sehirliheidi]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Tüm sesler kısılıp kendinle kaldığında ve en derinlerinden gelen o sese kulak verdiğinde, eğer kalbin eziliyorsa üzülme, bilakis sevin. Hâlâ sana kendini hatırlatan kalbinin varlığına sevin…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/01/fb-img-1642988259100-66a06b37-640.webp" alt="" /></p><p>Tüm sesler kısılıp kendinle kaldığında ve en derinlerinden gelen o sese kulak verdiğinde, eğer kalbin eziliyorsa üzülme, bilakis sevin. Hâlâ sana kendini hatırlatan kalbinin varlığına sevin. Betonların arasında betonlardan kendine paye biçen bir kalbin olmadığına sevin. Tüm dertlerini unutup dünyaya daldığında, seni o ummandan çekip çıkaran kervanın ipine sarıl. Sonunda köle olup satılmakta varsa Yusuf a.s gibi zindanlardan saraylara iltica etmekte vardır elbet. Dünya seni sarmak istese de tüm büyüsüyle, sen kat kat itinalarla ört kendini. Eğer bir gün açarsan, dünyayı sırtından indirene aç kalbini. Ve sen<br>Sevgili kalbim; lütfen daha zarif acılar bul kendine…</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/01/fb-img-1642988259100-66a06b37-640.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>BU KIZ...</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/bu-kiz/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/bu-kiz/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Jan 2022 16:22:04 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Sehirliheidi]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Kelimelere anlam katan insanlardı dedi, okuduğu satırları belki de onuncu defa okurken. Her okuduğunda başka bir satıra kalbini emanet ederken, okuduğu satırlar kanat olup uçururken kalbini. Bu defa…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/01/bu-kiz-262b29b1-754.webp" alt="" /></p><p>Kelimelere anlam katan insanlardı dedi, okuduğu satırları belki de onuncu defa okurken. Her okuduğunda başka bir satıra kalbini emanet ederken, okuduğu satırlar kanat olup uçururken kalbini. Bu defa "okumayacağım artık!" dedi, kandırırken kendini ve kandıramazken yine kendini.<br>Yirmi küsur yıldır dünyadaydı ve varlığı öylece yalın bir şekilde devam ediyordu, yani o böyle tanımlıyordu varlığını. Bir şeyler yapmalı! dedi, yaptığı şeyleri bir şey olarak dahi görmezken. Anlattığının bi ve bir ayrımı olduğunu da söylemek istedi ama neyse dedi Türk Dilini ve Edebiyatını severiz deyip kenara bırakıverdi cümlelerini. Evet! bir şeyler yapmalıydı, hem de hemen!..<br>Bir anlamı olmalıydı yaşamın.<br>Bulutların arasından görünen güneşin, yapraklarını sarartan ağaçların, çukurlarda biriken yağmurların, buz gibi havada bisiklet süren çocuğun ..<br>Bir anlamı aramak, anlamak için çıkmıştı yola.<br>Otobüs camına başını yasladığı sırada güneş yüzüne yüzüne vururken,<br>Kahretsin! dedi, yüzümdeki sivilceler belli olacak şimdi.<br>Bir anlam aramaya çıkıyor, sivilceden öteye gidemiyor. Bu kız aramayı bilmiyor arkadaşlar, siz bi çaldırıp kapatsanıza...<br>Otobüsün camından bakarken kurduğu cümlelere orta kapının önünde<br>"Kaptaan orta kapı!" diye bağırırken de devam ediyordu. "Kaptan'a bağırmanın da bir anlamı olmalı" diyecek değildi herhalde çünkü tüm kaptanlar bilir ki o orta kapı açılmak için şööyle ciğerden bir seslenişi hak eder.<br>İnerken ahenkle açılan orta kapı ve sabırla (!) otobüsünün gelmesini bekleyen insanların bakışları eşliğinde kulağından gelen ritimle yollara düştü.<br>Nefessiz kalışını olduğu gibi , yürüyüş hızını da kulağındaki ritim belirlediğinden, yorulduğu yerde sakin tınılar seçerek bu defa da zavallı kalbine yüklüyordu tüm ağırlığı. Ayacıklarının onu götürdüğü tüm yolların sonunun bir başka mevzuya çıktığını bildiğinden bu defa onlara söz hakkı tanımadan bir rota belirledi. "On metre sonra sola dönün" diyen navigasyonu değil, kalbiydi yani (nitekim navigasyonu hep kalbiydi ama bilmiyordu zavallı). Ve o bu tarife kulak verip çoktan dönmüştü "soluna". Kalbinin tarif ettiği yolun sonu nereye mi çıktı dersiniz? Elbette çıkmaz bir sokağa. Ayaklarını değil kalbini dinleyince bu kız bu sokaktan çıkamıyor arkadaşlar, gelip alsanıza...</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/01/bu-kiz-262b29b1-754.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>Anlam Arayışı</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/anlam-arayisi/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/anlam-arayisi/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Jan 2022 06:23:09 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Zamanın kıymeti yaşlandıkça anlam bulmaya başlar. Zira tecrübe kavramanın en acı ama en etkili yoludur. İnsanlar hayatlarında bir anlam arama eğilimindedir. Bu eğilimde olmamak ise boşa geçen zamanı…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/01/anlam-arayisi-a47f87a6-754.webp" alt="" /></p><p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Zamanın kıymeti yaşlandıkça anlam bulmaya başlar. Zira tecrübe kavramanın en acı ama en etkili yoludur. İnsanlar hayatlarında bir anlam arama eğilimindedir. Bu eğilimde olmamak ise boşa geçen zamanı temsil eder. Birçokları yaşamın anlamı kendilerine sunacağına inanır lâkin bu bir yanılsamadan ilerisi değil. Maalesef ki hayat nesnedir, bizler ona ne atfedersek o şekli alır. Peki ya o zaman anlam arayışı anlamsız bir paradoks mudur?</p><p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tabiî ki hayır. Hayat her ne kadar nesnelse her bireyin zihni de bir o kadar özneldir. Belirli bir olgunluktan sonra sistemin kişilere dayattığı kabullerden çıkamayanlar anlamsız bir hayat sürmeye mahkûmlardır. Ne yazık ki düzenlerimizi özel olmayan kavramlara dayatmaktayız. “Anlam” ve “araç” birbirinden ayrı düşünülemeyecek iki olgudur. Anlamı bulmak ise kişinin farkındalık düzeyi ile başlar. Her bir hissin, duyunun, dokunuşun farkında olunmadan anlam bulunamaz. O basit anlamı bulabilen kimse buna ulaşmak için araçlarını belirlemelidir.</p><p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anlam denen şeyi bu satırlarda abarttığımı sanmayın. Her kişinin bulduğu anlam bir diğeri için basit gelebilir. Fakat önemli olan anlama olan inanıştır. İnanç; mücadele azmini getirir, mücadele ise yolu kesinleştirir. Kiminin anlamı aşk kiminin anlamı müziktir. Belki de yardım etmektir hayatın anlamı kim bilir?</p><p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; En iyi sen bilirsin anlamın ne olduğunu. Zira dünden bugüne; yüzlerce yıl içinde yaşadığımız dünya asla bir anlama sahip olmadı. O da her canlı gibi yaşayıp ölmeyi bekliyor. Koca bir evren yatıyor zihinlerimizin içinde. Peki, bu koca evrende yaşanabilir bir dünya bulabilmek mümkün mü? Elbet mümkün eğer sadece anlamını bulabilirsen.</p><p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Acı bir veda, kayıp bir zaman veya sonbahar melteminin rüzgârında bulabilirsin yıllardır aradığını. Unutmamak gerekir ki çaba ve gayret olmadan gelmez aranan hiçbir şey. Şansa bağlı yaşayanlar tedirginliğe mahkûmdurlar.</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2022/01/anlam-arayisi-a47f87a6-754.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>VAROLUŞ YOLUNUN BİR ADI DA SİDDHARTHA!</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/varolus-yolunun-bir-adi-da-siddhartha/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/varolus-yolunun-bir-adi-da-siddhartha/</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Jan 2022 14:35:44 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[aysungul]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[SİDDHARTHA Romanı tam iki dakika önce bitirmiş olmanın verdiği heyecanla yazıyorum.En son Kör Baykuş’u okuduğumda büyülendim sanmıştım. Beni önce alt üst eden daha sonra ise kendime getiren bir kitap…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/35ea308f-c431-463e-98e0-20ee26c273d1-234c9b50-960.webp" alt="" /></p><p>SİDDHARTHA<br>Romanı tam iki dakika önce bitirmiş olmanın verdiği heyecanla yazıyorum.En son Kör Baykuş’u okuduğumda büyülendim sanmıştım. Beni önce alt üst eden daha sonra ise kendime getiren bir kitap bu. Başucu kitabım oldu şu saniyelerden itibaren. Etkilendim, büyülendim. Varoluşsal sancılar daima içimde cevaplayamadığım sorularla yüzleştirir beni. Siddhartha’nın yolculuğu bana sormam gereken ama bir türlü soramadığım sorunun cevabını verdi. Özellikle de son birkaç aydır kendi Ben’imle mücadele içindeyken bu romanla tanışmam beni çok mutlu ediyor. Yollarımız ve inançlarımız farklı olsa da Siddhartha’nın sabrı ve her şeyi merak edişi bana çok yakın geldi. Onu mu okuyordum yoksa kendimi mi hala anlayamıyorum. Çok çok çok güzeldi. Işığına kapıldım Siddhartha, yolu bulmuş olmana sevinirken aynısını kendim için de diliyorum. Sen bir keşiş olarak bense bir müslüman olarak varalım cevaplarımıza.☀️</p><h2></h2><blockquote><p>Biliyorsun çünkü, yumuşak sertten güçlüdür, su kayadan güçlü, sevgi zorbalıktan güçlüdür.</p></blockquote>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/35ea308f-c431-463e-98e0-20ee26c273d1-234c9b50-960.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>RÜYA</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/ruya/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/ruya/</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Dec 2021 13:34:16 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Mbunyamins]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Şiir]]></category>
      <description><![CDATA[Gece gördüğüm bir rüyadan ibaretti bütün yaşananlar! Hayat ve aşk sadece ölümmüş. Intihar ağacına bağlıyız,azrail biz. Dar ağacını biz büyütüyoruz kendi imkanlarımızla, Hatta bahçıvanı biz. Idam…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<pre spellcheck="false"><code>Gece gördüğüm bir rüyadan ibaretti bütün yaşananlar!
Hayat ve aşk sadece ölümmüş. 
Intihar ağacına bağlıyız,azrail biz.
Dar ağacını biz büyütüyoruz kendi imkanlarımızla,
Hatta bahçıvanı biz. 
Idam ipini boğaza geçiren cellatta biz. 

Uyandım! 

Ölmek istiyorum,yaşamaya aşıkken,
Kibrim başımın üstünde,
Toprak,çamurlaşmış benden inciniyor.
Dur ey zaman,insan sıfatlı vampir doldu her yer
Aileler bir olmuş insafı beyaz çarşafla örtüyor. 

Bir mum daha üfleyecek miyim?
Sessizce
Daha kaç nefes hakkım var korkusunu taşırken cüzdanımın cebinde,
Kimse neden üzülüyor düşüncesi durağında
Gece konuştuğum ama dinlemediğim ölülerin dedikodu yapıp,yapmadığını hesaplıyorum.
4 işlem eksik kalıyor.
Anlayamiyorum;
Dilinizi öğrenecek kadar ölmedim.
Dilimi konuşacak kadar yaşamıyorsunuz.</code></pre>]]></content:encoded>
      
    </item>
    <item>
      <title>Hayvan Sevmek Üzerine Bir Sohbet</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/hayvan-sevmek-uzerine-bir-sohbet/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/hayvan-sevmek-uzerine-bir-sohbet/</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Dec 2021 07:54:52 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[miriyldz]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Hayvan sevgisi her insanda bulunması gereken elzem bir duygudur. Özellikle çocuklar için çok önemlidir çünkü küçüklükten itibaren hayvan sevgisi aşılanmış bir çocuk, bütün canlılara merhamet etmeye…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/kedi-kopek-divani-e3e0e4f7-960.webp" alt="" /></p><p>&nbsp;Hayvan sevgisi her insanda bulunması gereken elzem bir duygudur. Özellikle çocuklar için çok önemlidir çünkü küçüklükten itibaren hayvan sevgisi aşılanmış bir çocuk, bütün canlılara merhamet etmeye ve yardım etmeye oldukça yatkındır. Hayvanları seven çocuklar genelde ruhsal bir problemi olmayan çocuklardır. Geleceğin mimarları olan çocukların sevgiden, merhametten bir haber, duygusuz insanlar olmasını tabi ki istemeyiz.&nbsp;</p><p>Hayvan sevmeyen, kedi mamalarını inatla döken, köpekleri tasmalarından tutup sürükleyen, minicik yavru kuşu bile tekme atarak kovalayan, karınca yuvası görünce özellikle üstüne basan, en kötüsü de kendi zevkleri için hayvanların canlı canlı yüzülmesine izin veren insanları asla anlamıyorum ve genelde böyle insanlardan uzak duruyorum. Zararsız, kendini ifade edemeyen canlılara merhamet göstermeyen, insanlara hiç göstermez diye düşünüyorum. Ama ya hayvanlardan korkanlar, onlar da mı merhametsiz ve sevgisiz? Tabi ki hayır. İnsanlar bu konuda terapiler alırken, bu korkuyu yenmek adına tedavi olmaya çalışırken onlara merhametsiz demek çok yanlış olur. Çünkü hayvan korkusu onların elinde olan bir şey değil ve bu konuda onlara elbette ki saygı duymalıyız. Fakat şunu da bilmek lazım ki hayvanlardan korkma güdüsü doğuştan gelen bir güdü değildir. Çocuklar doğduklarında tüm canlılara yönelik karşılıksız bir sevgi beslerler. Bir bebek nefret etmenin ne olduğunu bilmez. Bunu ona çevresi öğretir. Buradan hareketle insanların hayvanlardan korkmasını iki sebebe bağlayabiliriz. Birincisi çevresel faktörler, ikincisi ise tatsız deneyimler.</p><p>Bebeklerin öğrenme sürecinin en önemli parçası tabi ki taklit etmektir. Doğdukları andan itibaren yakın çevrelerinde kim varsa onları taklit ederler ve çoğu beceriyi bu yolla öğrenirler. Annesini ve babasını konuşurken gören çocuk, onların ağız hareketlerini taklit eder. Yemek yerken görür ve kaşığı tutuşlarını taklit eder. &nbsp;Yürürken görür ve adımlarını taklit eder. Yani çocuklar verilen öğütleri tutmak yerine gördüklerini taklit etmeye daha yatkındırlar. Bu bağlamda eğer çocuğun yakın çevresi hayvanlar hakkında duyarlı değilse ve kedi, köpek sevmekten imtina ediyorlarsa çocuk da hayvanlara yaklaşmaktan çekinir. Çünkü çocuk onun gözü önünde bir kediyi sevecek, kedinin ilgilenilmesi gereken bir canlı olduğunu gösterecek ve bunun herkesin sorumluluğu olduğu düşüncesini aşılayacak birine ihtiyacı vardır. Eğer çocuğun etrafında böyle biri yoksa, çocuk hayvanlarla bir araya getirilmiyorsa ve ona hayvanları görünce hemen kaçması gerektiği söyleniyorsa bu çocuğun hayvanlardan korkması ve onları sevmemesi gayet doğal bir durum. Yani çocuk hayvandan korkarak doğmuyor, ona hayvanlardan korkmayı çevresi öğretiyor. İleride bu çocuklar büyüyüp ebeveyn olduklarında onlar da yüksek ihtimalle çocuklarını aynı doğrultuda ve aynı şeyleri belki de farkında olmadan öğreterek büyütecekler. Birisi çıkıp döngüyü bozmadığı sürece bu düzen böyle sürüp gidecek. Bu yüzden anneler ve babalar hayvanlardan korksa bile bunu çocuğa belli etmemeliler ve çocuğunda aynı korkuya sahip olmaması için biraz çaba göstermeliler.</p><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="288"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/9237d7f8ce2c8cae2ac2feb70224053b-c6d71c32-736.webp" alt="" width="736" height="733"></figure><p>Korkunun bir diğer sebebi ise tatsız deneyimler. Bu konuda özellikle başı boş sokak hayvanları hakkında konuşmak gerekli. Bazen belediyelerin gerekli hizmeti sağlamaması bazen de yeterli şartlarımız olmamasından dolayı sokak hayvanlarının sayısı çok hızlı ve durdurulamaz şekilde artıyor. Köpeklerin tek seferde 4-5 yavrusunun olabildiğini bildiğimizden bu sayıyı sokaktaki başı boş köpeklerle çarpınca popülasyon artış hızını herkes tahmin edebilir. Bu hızlı artışın doğurduğu bazı sebepler var. Bu hayvanların kalacak yere ve yemeğe ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçları karşılanmadıkları zaman normal olarak saldırganlaşıyorlar ve sürüler halinde sokaklarda caddelerde dolaşıyorlar. Hal böyle olunca sürekli havlayıp çevreyi rahatsız etmeleri ve insanlara saldırmaları kaçınılmaz oluyor. Küçük yaşlarda köpek saldırılarına maruz kalan çocukların bu travmayı atlatmaları çok zor olabilir ve çok üzücü sonuçları olabilir. Bu saldırı olaylarından sonra insanlarda bir hayvan önyargısı oluşuyor ve hayvan karşıtlarının sayısı gün geçtikçe artıyor. Bunun çözümü tüm sokak hayvanlarının denetim altına alınması, aşılanması ve kısırlaştırılmasından geçer. Böylece ne köpekler aç kalıp saldırganlaşır ne de çocuklar ya da yetişkinler hayvanlardan zarar görür.</p><p>Hayvan sevmenin insan vücuduna yararlı bir aktivite olduğu bilimsel olarak doğrulanmış bir gerçektir. Stresli hissettiği bir anda kedi sevmesi, insanın stres seviyesini düşürür ve kalp atış hızını normal seviyeye düşürür. Ayrıca kedi mırıldamasının insanı rahatlattığı ve sakinleştirdiği söylenir. Evde hayvan beslemek aile bireyleri arasındaki gerginlikleri de azaltır. Yakın çevremden duyduğuma göre kedi beslemeye başladıktan sonra evlerindeki tartışmalar oldukça azalmış. Çünkü kediler havadaki gerginliği hissedip herkesi sakinleştirmeye çalışıyormuş. Zaten o kadar sevimliler ki, ben ne zaman bir kedi görsem gerginliğimi hemen unutuyorum ve odağım ona kayıyor :)</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/kedi-kopek-divani-e3e0e4f7-960.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>The Hole In The Wall Projesi</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/the-hole-in-the-wall-projesi/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/the-hole-in-the-wall-projesi/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Dec 2021 12:56:06 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[miriyldz]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[1999 yılında Sugatha Mitra ve bazı meslektaşları, Yeni Delhi’deki bir gecekondu mahallesinde, sokaktaki duvara oyuk açıp içine bilgisayar, fare ve klavye yerleştirmişler. Bilgisayar bütün sokaktan…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/hiwel-terminal-67bbf06f-550.webp" alt="" /></p><p>1999 yılında Sugatha Mitra ve bazı meslektaşları, Yeni Delhi’deki bir gecekondu mahallesinde, sokaktaki duvara oyuk açıp içine bilgisayar, fare ve klavye yerleştirmişler. Bilgisayar bütün sokaktan gözüküyormuş, internete bağlıymış ve içinde kullanıma hazır bazı programlar yüklüymüş. Fakat insanlara bilgisayarın nasıl kullanıldığı hakkında bir bilgi verilmemiş.</p><p>Çocuklar bilgisayarın başına toplanmışlar ve birkaç saat içinde webde gezinmeye başlamışlar. 6 ay içinde fare kullanmayı, webde gezinmeyi, video, müzik indirmeyi, oyun oynamayı, mail yazmayı ve göndermeyi öğrenmişler. Nasıl öğrendikleri sorulduğunda ‘kendimiz öğrendik’ demişler. Bu deney iki farklı yerde daha tekrarlanmış ve ikisinde de aynı sonuç alınmış. Çocuklar bilgisayar kullanmayı kimsenin yardımı olmadan kendi kendilerine öğrenmişler. Ek olarak öğretmenlerinin söylediklerine göre çocukların okul sınavlarında ve derslerindeki performanslarında iyileşmeler olmuş. Ayrıca İngilizce kelime kullanımları, konsantrasyonları, problem çözme becerileri, dikkat süreleri ve iş birliği içinde çalışma becerileri de artış göstermiş.</p><p>&nbsp; Bu projeyi ilk okuduğumda beni çok şaşırttı ve hakkında daha fazla araştırma yapma isteği uyandırdı. Araştırdıkça dikkatimi çeken iki ana başlık oldu; kendi kendine öğrenme, grup çalışmasının öğrenmeye etkisi.</p><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="291"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/sugata-mitra-009-8ca36cec-2060.webp" alt="" width="2060" height="1236"></figure><p>Çocukların daha önce hiç karşılaşmadıkları bir makineyi, üstelik dilini bile bilmedikleri halde, 6 ayda çözmeleri ve aktif kullanmaları bana çocukların kavrama hızının ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Öğretmene ihtiyaç duymamaları ise öğretim teknolojileri ile birebir örtüşen bir durum. Bu projeden hareketle gelecekte öğretmenlerin yerini tamamen öğretim teknolojilerinin alabilmesi bana çok yüksek bir ihtimal gibi geldi. Çünkü gördüm ki bir şeyi öğrenmek için çocukların o şeye ilgi duymaları yeterli bir sebep. Eğer ilgi duyuyorlarsa kendi kendilerine, maruz kalarak ve kurcalayarak kolayca öğrenebiliyorlar. Çocukların öğretmene ihtiyaç duymaması bana, eğitim teknolojilerinin ileriki zamanlarda daha da üstüne düşmemiz gereken bir olgu olduğunu çünkü gelecekteki eğitimin bu bağlamda gelişeceğini düşündürüyor. Şimdi bile denemeleri yapılan sanal sınıflar var, gelecekte öğretmenlerin olmadığı sınıflar neden var olmasın?</p><p>Değinmek istediğim bir diğer konu ise yukarıda da belirttiğim gibi ‘grup çalışmasının öğrenmeye etkisi’. Bu deneyde şunu gördüm, çocuklar deneme yanılma yoluyla bir şeyler öğreniyor ve öğrendiklerini arkadaşlarıyla paylaşıyor. Bilgi paylaşılan çocuk öğrendiği şeyi bilgisayarda bizzat deneyimliyor ve bazen bilerek bazen de yanlışlıkla yeni şeyler keşfediyor. O da yeni keşiflerini arkadaşlarıyla paylaşıyor. Bu sayede bu küçük gruptaki bilgi birikimi giderek artıyor, çocuklar bir nevi birbirlerinin öğretmenleri oluyorlar. Bence deneydeki bu olay bize öğrenci merkezli ve yapılandırmacı bir eğitim yaklaşımının aslında doğal bir süreç olduğunu ve öğrenme düzeyini büyük ölçüde etkilediği gösteriyor. Deneyin bu yönünü ele alınca şu sonuca varıyorum: Öğrenciye bir şey öğretilmek isteniyorsa ilgisi o yöne çekilmeli, öğrenciye kural dayatmadan serbest alan tanınmalı, grup çalışmalarına teşvik edilmeli ve kendi içinde var olan bilgiyi yapılandırması için yol gösterilmeli.</p><p>Siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda sohbet edelim.</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/hiwel-terminal-67bbf06f-550.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>Al İrademi Elimden</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/al-irademi-elimden/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/al-irademi-elimden/</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Dec 2021 21:00:18 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Mehmet Ata Bozkurt]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Mabetler ve tanrılar Bir mabet kaç tanrı eder Bence çok Mabetler artıyor Tanrılar da artıyor Sanat, sanat için değildir Mabetler yalnızca Allah’a kulluk içindir. Aşk’ı beş duvar saatine hapsediyorlar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/al-7b9955c0-754.webp" alt="" /></p><p>Mabetler ve tanrılar</p><p>Bir mabet kaç tanrı eder</p><p>Bence çok</p><p>Mabetler artıyor</p><p>Tanrılar da artıyor</p><p>Sanat, sanat için değildir</p><p>Mabetler yalnızca Allah’a kulluk içindir.</p><p>Aşk’ı beş duvar saatine hapsediyorlar</p><p>Aşkı insanlaştırarak küçültüyorlar</p><p>İnsanları büyüterek aşkı küçültüyorlar</p><p>Sanatı sanat için yaparak pahalıya satıyorlar</p><p>Bir sevap kaç para eder</p><p>Hastalık, satın almak istiyorum</p><p>Hasta olmak istiyorum</p><p>Bir hastalık kaç para eder ki</p><p>Mesela abulia</p><p>Al irademi elimden</p><p>Kaybet beni Allah’ım</p><p>Kayboluşum emrine kelepçelensin</p><p>Nehyine sendelemekten korkuyorum</p><p>Sendelememek için uzanıyorum</p><p>Ve dünyayı izliyorum</p><p>Ey dünya seni tam anladım diyorum</p><p>Anlamında kaybediyorum kendimi</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/al-7b9955c0-754.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>Son Zamanların Korkutan Afeti Deprem için Alınabilecek Önlemler Nelerdir?</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/son-zamanlarin-korkutan-afeti-deprem-icin-alinabilecek-onlemler-nelerdir/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/son-zamanlarin-korkutan-afeti-deprem-icin-alinabilecek-onlemler-nelerdir/</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Dec 2021 10:53:59 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Aleyna Ahırşan]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Herkes gibi bizler de yani Türkiye’de ikamet edenler olarak oldukça zor afetler ile başa çıkmaya çalıştık, çalışıyoruz da. Ne yazık ki oldukça korktuğumuz ve elimizde bir şey olmadan cereyan eden bu…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/earthquake-5730255-960-720-1-9cc8d895-827.webp" alt="" /></p><p>Herkes gibi bizler de yani Türkiye’de ikamet edenler olarak oldukça zor afetler ile başa çıkmaya çalıştık, çalışıyoruz da. Ne yazık ki oldukça korktuğumuz ve elimizde bir şey olmadan cereyan eden bu afetler hepimizin canını sıkmaya başladı. Başımızdaki&nbsp;Corona&nbsp;belası yetmezmiş gibi, çekirge istilasıydı, orman yangınlarıydı, terör örgütleriydi, dış&nbsp;minnaklardı&nbsp;derken başımıza gelmeyen kalmadı ya hu. Çoğu şeye alıştık haliyle, zırhını giyinmiş kuşanmış süvariler gibiyiz artık adeta. Ancak kalkanı unuttuk sanırım. Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle ki afetlere karşı gardımızı almıyoruz yani önlemleri biraz göz ardı ediyoruz gibi. Bu sebepten dolayı diyorum ki son zamanların korkutan afeti Akdeniz’de sıkça görülmeye başlayan ve Marmara Bölgesinde de meydana gelen depremler için önlemler almaya önem verelim. Gelin birlikte ne gibi önlemler alabileceğimizi inceleyim.&nbsp;</p><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="283"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/earthquake-5730255-960-720-1-9cc8d895-827.webp" alt="" width="827" height="720"></figure><h3><strong>Deprem Nedir? Nasıl Meydana Gelir? Kısaca Bilgilenelim Köşesi</strong>&nbsp;</h3><blockquote><p>Deprem bizim anlayacağımız dilde konuşacak olursak eğer yer kabuğunun hareketleri sonucunda oluşan kırılmalar diyebiliriz. Sismik hareket olarak adlandırılan bu hareketler sonucu fay hatları üzerinde enerji birikimleri söz konusu olmakta ve böylelikle bir zaman sonrası bu enerji sebebi ile çöküntüler meydana gelebilmektedir.&nbsp;</p></blockquote><p>Peki depremden önce alacağımız önlemler nasıl olmalı gelin bir de onlara bakalım.&nbsp;</p><h3><strong>Deprem Öncesi Alınması Gereken Önlemler</strong>&nbsp;</h3><p>Hafife alıp geçiştiriyoruz ama gerçekten hayatta kalmanızı sağlayacak bazı önlemlerden bahsedeceğiz.&nbsp;</p><p>Ufak bir zamanınızı ayırarak bunları yapmakta oldukça fayda var. Bu bilgileri önemseyelim gençler ve genç hissedenler.&nbsp;&nbsp;</p><ul><li><p>Her zaman duyduğumuz ancak önemsemediğimiz ilk maddemiz<em>&nbsp;ev eşyalarını yerleştirme</em>&nbsp;konusu. Bu durum deprem anında eşyaların yıkılması ve altında kalıp kalamama durumu aslında. Yani duvara sabitlenebilecek tüm eşyaları duvara monte etmek olacak. Ardından monte edilemeyecek ancak yıkılma durumu olan eşyaları yerleştirirken yıkılma yönünü deprem anında çıkış kapısını kapatır mı? Üzerinize düşer mi? Sorularını sorarak eşyanın yerini doğru tespit etmek gerekebilir.&nbsp;</p></li><li><p><em>Önemli evrakların kopyaları</em>nı oluşturarak su geçirmeyecek bir çanta veya benzeri bir şeyin içerisinde muhafaza ederek çıkış kapısına yakın bir yere bırakmak mantıklı olacaktır.&nbsp;</p></li><li><p>Bir de&nbsp;<em>deprem çantası</em>&nbsp;hazırlayabiliriz. Sanki buna çok gerek mi var o an bunu mu düşünüyoruz biz demeyin sakın ha. Düşünülmesi gerekiyor ne yazık ki. Kim ister durduk yere afet çantası olsun. Bir kere afet olsun kim ister değil mi ama. Eğer geniş çaplı yapmayı düşünmüyorsanız hayat kurtaran eklemeler yapılabilir.&nbsp;&nbsp;</p></li></ul><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="281"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/emergency-supplies-5112168-640-431daa1e-640.webp" alt="" width="640" height="640"></figure><p>-İlk yardım çantası&nbsp;</p><p>-Düdük&nbsp;</p><p>-İlaç&nbsp;</p><p>-Çakmak&nbsp;</p><p>-El feneri&nbsp;</p><p>-Kıymetli evraklar&nbsp;</p><p>Böylece çok basit ama hayat kurtaran, son zamanların afeti deprem için bir çantaya sahip olabilirsiniz.&nbsp;</p><h3><strong>Deprem Anında Alınması Gereken Önlemler</strong>&nbsp;</h3><p>Aslına bakılırsa deprem anında yapılması gereken iki önemli durum söz konusu:&nbsp;</p><ol><li><p>Eğer sabitlemediğiniz eşyalar varsa bunlardan olabildiğince uzak durmak.&nbsp;</p></li></ol><ol start="2"><li><p>Sabitlenmiş ve gerçekten ağır olduğunu düşündüğünüz eşyaların yanına çömelerek hayat üçgeni oluşturmak.&nbsp;</p></li></ol><p>Deprem anında daha da ayrıntılı bir şekilde ne yapmanız gerektiğine AFAD sayfasından ulaşabilirsiniz.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/12/earthquake-5730255-960-720-1-9cc8d895-827.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>HAYALLER HAYALKEN Mİ GÜZEL ?</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/hayaller-hayalken-mi-guzel/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/hayaller-hayalken-mi-guzel/</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Nov 2021 14:17:42 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[Fatma TURHAN]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı başka bir şey yoktur. Haldun Taner Gerçekleşmemiş hayallerimiz ve ulaşamadıklarımız bizi ne kadar üzüyor değil mi? Aslında hepimiz biliyoruz her güzel…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/11/c05ab9ddbf68d67da913939987c4f265-e1638281738517-9900911f-563.webp" alt="" /></p><blockquote><p>Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı başka bir şey yoktur.</p><p> Haldun Taner</p></blockquote><p>Gerçekleşmemiş hayallerimiz ve ulaşamadıklarımız bizi ne kadar üzüyor değil mi?</p><p>Aslında hepimiz biliyoruz her güzel şeyin bir sonunun olduğunu, elde ettiğimiz her şeyin bir gün değersizleşmiş gibi hissettirdiğini.</p><p>Bazen bir şeyi isteme hali de güzeldir ama bunu istediklerimizi alınca anlarız.</p><p>Anneler çocuklarının vitrinden baktığı oyuncakları aldıklarında, o çocuk artık ona ulaşmıştır ve ondan sıkıldığı anda ona sahip olmadığı zamandan daha mutlu değildir.</p><p>İşte buna“ Hedonik adaptasyon“ diyoruz; yani heveslerimizin, hayatımızda olması için arzuladığımız her şeyin ömrünün ona ulaşınca giderek azalması ve artık ona sahipken duyduğumuz mutluluğun, onu uzaktan isterkenki haline geri dönmesi.</p><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="277"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/11/63e6dce320345131c07ef496d1167b94-1c927a0b-564.webp" alt="" width="564" height="847"></figure><p>Yapısı itibariyle değişken, dinamik olmayan her şeye insanoğlu elbet alışıyor. Hayatlarında her şeyi olan ancak mutlu olamayan insanlara tekrar bir bakınca temelinde bunların yattığını fark ediyoruz.</p><p>İşte bu yüzden gideceğimiz yerden çok yolda olmak heyecanlıdır, ulaştığımızda heyecanı kalmaz çoğu zaman.</p><p>Tabi ki bu kötü bir hal gibi gözükse de aslında bu bir lütuf. Yoksa acıya da alışamazdık. Sonuçta istediğimiz şey her neyse ona olan sevgimiz bittiğinden değildir bu his. Aynı şekilde herhangi bir şey için, biri için hissettiğimiz acı eskisinden az değildir sadece onunla birlikte yaşamayı öğrendik.</p>]]></content:encoded>
      <enclosure url="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/11/c05ab9ddbf68d67da913939987c4f265-e1638281738517-9900911f-563.webp" type="image/webp" length="0" />
    </item>
    <item>
      <title>Nereye Bakıyor Bu İnsanlar?</title>
      <link>https://www.mimozaa.com/nereye-bakiyor-bu-insanlar/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.mimozaa.com/nereye-bakiyor-bu-insanlar/</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Nov 2021 16:35:09 GMT</pubDate>
      <dc:creator><![CDATA[pintmama]]></dc:creator>
      <category><![CDATA[Genel]]></category>
      <description><![CDATA[Etrafınıza çok bakar mısınız? Yoksa hep kendinizle mi ilgilisinizdir. Yani şuraya yeni bi yer açılmış gördün mü? diyen siz mi olursunuz yoksa hiç haberiniz bile olmaz ve işiniz düşerse mi ancak orayı…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul><li><p></p></li></ul><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="271"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/11/yazii-1-05b3499e-420.webp" alt="" width="420" height="260"></figure><p>Etrafınıza çok bakar mısınız? Yoksa hep kendinizle mi ilgilisinizdir. Yani şuraya yeni bi yer açılmış gördün mü? diyen siz mi olursunuz yoksa hiç haberiniz bile olmaz ve işiniz düşerse mi ancak orayı bulabilirsiniz. Bu günlerde sevdiğim bir yazarın dediğine göre; 'insan hep kendine bakarsa etrafı göremezmiş'. Mesela her gün kullandığınız yolda ki tuhafiyenin farkına işiniz düştüğü an varıyorsanız sanırım kendinizi artık biraz rahat bırakmalısınız.</p><h2>PEKİ NE YAPALIM?</h2><p>İçinizde olmayan şeyleri aramayı, sizde olmayan şeyler için kendinizi suçlamayı bırakmalısınız. Ama sıra size henüz gelmediyse ve etrafınızda olanlardan memnun değilseniz eğer o sihirli kelimeyi söylüyorum hazır mısınız? Kabullenin. Dünyanın en kolay söylenen ama en zor yapılan işi budur bana sorarsanız. Kabullenmek ama -tamam ya n'oluyosa olsun artık ne yapayım?- demek değil. Maalesef. Gerçek bir teslim oluştan ve gerçek bir kabullenmeden bahsediyorum. Peki nasıl yapılır? Gerekli malzemeler nelerdir? Vallahi inanın bende de yok. Kızdınız mı? Kızmayın yoksa ne yapabilirim. Olmayan şeyi size nerden bulup verebilirim, söyler misiniz. Yani konu tam da bu arkadaşlar. Derdiniz başkasıyla mı, kendinizle mi, en yakınınızla mı, arada bir gördüğünüzle mi fark etmez. Kimse kendisinde olmayanı size veremez.</p><p>Sevgilinizden romantizm bekliyor alamıyor musunuz. Demek ki onda da yok yoksa niye size vermesin. Çocuğunuzdan sakinlik bekliyorsunuz ama durmuyor mu, demek ki durası yok. İnsanlar, aileniz, iş yerindekiler ne kadar uğraştığınızı artık bir görsünler, size biraz anlayış gösterip, azıcıkta takdir etsinler değil mi? Ama yapmıyorlar mı? Ee yok demek ki. Aradığınız anlayış ya da takdir duygusu onlarda maalesef yok bu yüzden size de öyle davranamıyorlar.</p><ul><li><p></p></li></ul><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="275"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/11/yazi1-1-63f0900d-600.webp" alt="" width="600" height="319"></figure><p>'Beni birazcık anlasın ya çok mu şey istiyorum' diye çırpınan var mı? Bi şey söyleyeceğim. Anlamayacak. Seninle belki de hiç empati kuramayacak neden biliyor musun? Çünkü empati duygusu yok. Kendinde olmayanı sana nasıl versin. Vefa, anlayış, yardım, empati, aşk, sevgi, sahiplenilme, dostluk, neşe, takdir etme, huzur listeyi uzatabilirsiniz. Etrafımızdan böyle böyle bir sürü beklentimiz var ve karşılanmıyor. Bir sebebi var, onlarda da yok. Anneniz bile ya da siz anneyseniz kendinizde olmayanı çocuğunuza veremezsiniz. Eşinize ya da arkadaşlarınıza olmayan enerjinizi ya da anlayışınızı daha fazla sevginizi veremezsiniz. Kendinizle ve sonra herkesle barışma zamanı geldi. Arkadaşlar haydi yekten bir karar verelim ve kendimizi akışa bırakalım biraz özgürleşelim. Ama şöyle gerçekten kabulleneceğiz yarı yolda dönmek yok. Eminsek ben başlıyorum.</p><ul><li><p></p></li></ul><figure data-type="image" data-align="center" data-media-id="276"><img src="https://www.mimozaa.com/uploads/2021/11/yaziii-bd08219f-750.webp" alt="" width="750" height="422"></figure>]]></content:encoded>
      
    </item>
  </channel>
</rss>